Şiir, balta girmemiş ormanların yeşil gülüşüdür. Bir ceylanın hızlı

kaçışıdır. Azgın bir çağlayanın yüksek tepelerden dökülüşüdür.

Alabalıkların soğuk dağ sularında yüzüşüdür. Gökte parlayan ayın,

dağların arkasından yükselen güneşin, denizin sularında oynaşan altın

ışıkların, yeşil çimenler içinde fışkıran bin bir çeşit çiçeğin sevilme

isteğidir şiir.

*** 

Kısacası, şiir kavuşmanın tadı, ayrılmanın acısıdır. Güzellik işçisi

olan ozanın en derin sanatıdır. Sözün damıtılmasıdır.remzi ırmak

 

4 Mayıs 2010 Salı

HEP ÇOCUK KALSAYDIM



Kopya çekseydim en gizlisinden,
Yakalayınca öğretmen, kulağımı çekseydi.
Parmaklarımı büzdürüp...
Cetvelle vursaydı, ağlasaydım
Ama...hep çocuk kalsaydım.

Dondurmacı gelseydi Cuma günleri köye
Kornasına bassaydı, ''ben geldim'' diye,
Para isteseydim anamdan, ''yok'' deseydi
Çalsaydım kümesten, yumurtayla takas etseydim
Ama...hep çocuk kalsaydım.


Yırtsaydım defter yapraklarımı, aşk mektupları için,
Alamancı Zübeyde'ye ''Kız bana varcan mı'' deseydim,
Derken de utansaydım, kafama çantasını yeseydim
Söyleseydi babasına asıldığımı, Resul Ağa'dan tırssaydım
Ama... hep çocuk kalsaydım.

Kuş avlasaydım sapanımla, teker lastiğinden yaptığım,
Camını kırsaydım Hacı Güssün Ebe'nin
Söylenerek ödeseydi babam, iki şamarda ondan yeseydim
''Sana para mara yok'' deseydi,
Ama...hep çocuk kalsaydım.

Bir misket için kavga etseydim Kıl Mustafa'yla
Misketler elimde kaçarken, sapanıyla başımı yarsaydı
Tehdit etseydim bir yandan ''Nası olsa evimizin önünden geçecen sen'' diye
Ağladığımda, burnumu koluma silseydim,
Ama... hep çocuk kalsaydım.

Kara lastik ayakkabı giyseydim, krampon niyetine,
Hava atsaydım arkadaşlarıma ''yeni aldım'' diye
Zamanı unutsaydım, akşamı hiç farketmeseydim,
Patlak topun peşi sıra saatlerce koştursaydım
Ama...hep çocuk kalsaydım.

0 yorum: